Rakam hastalığının hızla yaygınlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Rakamlara karşı değilim ve aksine matematik en sevdiğim dersti. Ancak hayat; yalnızca rakamlardan ibaret değil. Sonuç odaklılık başarı açısından çok önemlidir. Ancak başarının kalıcılığı süreçlerde aranmalı…
Bu yazımda işletmelerin başarısına etki eden konulara odaklanmak istiyorum.
Bir işletme neden kurulur? İşletmelerin var olma gerekçesi nedir?
İşletmelerin varlık nedeni değer üretmektir. Bu değer; bir sorunu çözüme kavuşturmakla başlar. Bu çözümün sürdürülebilir kılınması için ise sermayeye ihtiyaç duyulur. Sermayenin sürekliliği için de kar elde etmek gerekir. Kar/zarar durumunu gösteren yaygın finansal araçlardan olan gelir tablosunun ötesine farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.
Özet bir gelir tablosu “A. Brüt Satışlar” kalemiyle başlar. Önce gelir kalemleri sıralanır sonra da gider kalemleri… En alt satırda ise kar ya da zarar olarak bir “rakamlar kümesi” görebiliriz.

“Rakamlar kümesi”?
Bu ifadeyi tercih etmemin nedeni rakamların ötesine bakmak gerektiğini düşünmem… Standart gelir tablosunda yer alan satırların karşısına gelen rakamlar nasıl oluşuyor? Bu yazıda amacım; ayrıntılı muhasebe bilgisi sunmak değil elbette…
Rakamlar birer işarettir. Bu işaretleri doğru anlamak ve izlemekle hedeflere ulaşabiliyoruz.
Özet Gelir Gider Tablosu
Standart bir gelir – gider tablosu nicelik odaklı, tarafsız ve ölçülebilirdir. Bu özelliklerine karşın rakamların geçmişi hakkında nitelik odaklı çok fazla bilgi sunamazlar. İşletmelerin gerçekleri kabul ederek daha isabetli hareket edeceği çok açıktır. Bu nedenle Gelir-Gider Tablosunun izdüşümü olabilecek “Kazançlar – Kayıplar Tablosu” hazırlanmasının işletme hayatının devamı için önemli olduğunu düşünüyorum.
Kazançlar; kayıplardan fazla olduğu sürece birikim ve sürdürülebilirlik sağlanabilmektedir. Kazanç artışlarının başında satışların artması gelmektedir. Satışlar; müşteri beklentilerinin karşılanması ile artacaktır. Müşteri beklentilerini karşılama amacıyla dikkat etmemiz gereken maddeleri hazırladığımızda Kazançlar – Kayıplar tablomuz da ortaya çıkmaktadır.
Sağlıklı bir tedarikçi iletişiminin etkisini standart mali tablolardan anlamak çok fazla deneyim gerektirmektedir. Kazançlar – Kayıplar Tablosuna bu kalemi eklediğimizde ekibin tamamının kolaylıkla anlayabileceği ve odaklanabileceği bir çalışmamız oluşacaktır.
Standart gelir – gider tablosuna baktığımızda “Satışların Maliyeti” kaleminde bir rakam kümesi bizi karşılar. Bu rakamlar kümesini ne kadar küçültebilirsek; karlılığımız da o derece artar. Satışların maliyetini ifade eden rakamlar birçok nedenle artış gösterebilmektedir. Bu noktada rakamların ötesine geçerek davranışlara odaklanmamız daha kalıcı çözüm sunacaktır.
Örneğin, sağlıklı bir tedarikçi iletişimi sağlandığında tedarik süreleri kısalacak, daha uygun ve kaliteli girdilerin tedarik edilmesi sağlanacak; nihai ürün kalitesi ve müşteri memnuniyeti de artacaktır.
Yönetim ve çalışanlar ortak hedefe yönelik eğitim ve danışmanlık aldıklarında; işlerini daha katma değerli ve verimli yapacaklardır. Eğitim ve danışmanlık süreci ile başlayan öğrenme sürecini kalıcı hale getirerek “Öğrenen Organizasyon” hedefini sahiplendiklerinde ise zirvedeki yerlerini koruyabileceklerdir. Verimlilik artışı ile batık maliyetler azalacağı için daha az hata, daha az fire ve daha kaliteli ürünler ortaya çıkacaktır. Daha önemlisi; kendini geliştirme olanağını bulan çalışanların uzmanlığı ve işletmedeki devamlılığı da artacaktır.
Yukarıda özet bir Kazançlar-Kayıplar tablosu paylaşıyorum. Bu tablonun içeriğini zenginleştirmeyi ufku açık yöneticilerimize bırakıyorum. Ben çalıştığım işletmelerde listemi sürekli güncelleyerek rakamların ötesini sürekli gündemde tutmaya devam ediyorum.
Mali tablolardaki rakamlar kriz dönemleri, enflasyon ortamları vb. dönemlerde olağan performanstan bağımsız değişebilmektedir. Ancak “ego savaşları”, “gizli işsizlik”, “çalışan sessizliği” gibi kayıplara odaklanılmaz ve bu konular ihmal edilirse; Titanik kazasında olduğu gibi hiç beklenmedik bir anda işletmelerin sonu gelebilir.
İşletme dünyasında geçerli ve yaygın bir söz vardır: “Gün sonunda patronlar tablonun en dibine bakar”. Her yaygın söz; her zaman geçerli ve hatta doğru olmayabilir. O nedenle rakamların ötesine bakmayı ihmal etmemek gerekir.
Kazançların bol olduğu ve kayıpların asgari düzeye düşürüldüğü bereketli günler dileklerimle…