Bir Kurtuluş Projesi

Okuma Süresi: 2 dk.

Yüzyıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Birçok kaynaktan bu anlamlı günle ilgili paylaşımlar gerçekleştiriliyor. Cumhuriyetin kuruluşu ile sonlanan süreçte ortaya konulan çalışmaları okurken çok değerli bir projenin içinde buldum kendimi: Kurtuluş Projesi

Kurtuluş Projesini daha iyi anlatabilmek için öncelikle “proje” kavramını özet şeklinde sunmak isterim:

Proje, bir ihtiyaca çözüm bulma ya da beliren bir fırsatı değerlendirme amaçlı bir süreçtir. Çözümü sağlayacak en etkili strateji ile eylemler konunun ilgili tüm paydaşları ile planlanarak gerçekleştirilir. Eylemlerin başlangıç ve bitiş süresi planlanmıştır. Her eylem için sorumlu kişiler belirlenerek görev dağılımı yapılmıştır. Eylem gereklilikleri doğrultusunda bütçe belirlendiği için projenin toplam finansman büyüklüğü öngörülebilmektedir. 

Proje bir ekip işidir ve ekip uyumlu çalıştığında hedefler gerçekleştirilebilir. Geleceğe yönelik bir planlama olduğu için riskler çok iyi analiz edilmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu şekilde bir soruna yönelik ortaya konulan bir fikir; olgunlaştırılır, planlanır, uygulanır ve sonunda değerlendirilir. Değerlendirme sonucu yeni proje fikirleri ortaya atılır ve süreç bir döngü halinde devam eder.

28 Mayıs 1919 tarihinde kaleme alınan Havza Genelgesi’ni okurken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bir Kurtuluş Projesi hazırladıklarını fark ettim. Dikkatli incelendiğinde yukarıda özet şeklinde anlatmaya çalıştığım proje sürecinin aşamalarını görebiliyoruz. 

“İzmir’in ve maalesef bunu takip eden Manisa’nın işgali gelecekteki tehlikeyi daha açık göstermektedir.” (Sorun Tespiti

“Ülke bütünlüğümüzün korunması için (Hedef Belirleme) millî gösterilerin daha canlı olarak yapılması ve sürdürülmesi lazımdır.” (Eylem Planı

“Hayatımıza ve millî bağımsızlığımıza zarar veren işgal ve ilhak gibi olaylar bütün milletin içini kan ağlatmaktadır. Üzüntüler durdurulamıyor.” (Sorun Tespiti

“Sindirilmesi ve tahammülü mümkün olmayan bu durumun derhâl yok edilip giderilmesi…” (Sorun Tespiti

“…bütün medeni milletlerle büyük devletlerin adalet ve nüfuzlarını sabırsızlıkla beklemek…” (Hedef Belirleme

“…konusunda önümüzdeki hafta içinde Pazartesi başlayıp Çarşamba günü müracaatın arkası alınmak üzere büyük ve heyecanlı mitingler yaparak millî gösteride bulunulması ve bunun bütün bağlı olan yerlere yayılmasına ve bütün İtilaf devletleri temsilcileri ile Osmanlı Hükümetine etkili telgraflar verilmesi ve yabancı olan yerlerde yabancılara da özel etkiler yapılmakla beraber…” (Eylem Planı

“…millî gösterilerde adap ve sükûnetin fevkalade korunması ve Hristiyan halka karşı bir sataşma, gösteri ve düşmanca tavırlar alınmaması lazımdır.” (Risk Analizi

“Sizin bu fikirler etrafında hassas ve etkili bulunmanız yönüyle işin iyi idare edileceği ve başarılı olunacağı hususunda inancım tamdır.” (Paydaş Analizi

“Sonucunun bildirilmesini arz ederim.” (İzleme)

Bu genelgedeki kısa metinden dahi kurtuluş mücadelesinin arka planında, çok iyi planlanmış bir proje tasarımının olduğunu görebiliyoruz. Proje kültüründe; düşünmeden hareket etmek yoktur. Önce içinde bulunulan koşullar; durum analizi çerçevesinde etraflıca değerlendirilir:

“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” (Gençliğe Hitabe)

“Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.” (Amasya Genelgesi

Erzurum ve Sivas kongrelerine gelindiğinde “Kurtuluş Projesi”nin hedef ve eylemlerinin belirlendiğini anlıyoruz: 

“Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz!” (Erzurum Kongresi

“Milli iradeyi hakim kılmak esastır.” (Erzurum Kongresi

1919 Eylül’ünde Sivas’ta projenin etkileşenler (paydaş) çalışmasının yoğunlaştığını görüyoruz. Milli cemiyetler birleşiyor ve ortak hedef doğrultusunda eylem kararı alıyorlar.

“Kurtuluş Projesi” son yüzyılın en onurlu projesi ve bir milletin topyekün mücadelesidir. 

Proje kültürüne sahip ufku geniş bir ekibin yürüttüğü ve bağımsız bir devlet olarak sonuç verdiği, son yüzyılın en başarılı projesidir.

Proje kültürünün yaygınlaşması hedefiyle eğitimlerimde paylaştığım bu en iyi örnek projenin (best practice) kısa bir bölümünü sizlerle paylaşmak istedim. 

Fotoğraf: Cephede Yaralılara Bakım Yapan Kadınlar (Ankara Üniversitesi Arşivi)

Bu muhteşem projenin mimarı ve yürütücüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere “Kurtuluş” hedefine kilitlenmiş, uzuvlarını cephede bırakmış, yaralarını onur madalyası görmüş ve canlarını tereddüt etmeden feda etmiş tüm geçmişimize minnettarım. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir