Değişim Yanılgısı

Bu aralar herkesin ağzında aynı kelime: değişim.
Teknoloji değişiyor, şehirler değişiyor, alışkanlıklar bile değişiyor. Hepimiz bu akışın peşindeyiz… Hatta çoktan içine karıştık.

Değişim Yanılgısı – Dr. Fatih Çatal

Ve öyle kapıldık ki değişimin rüzgârına, her şeyin değiştiğine inandık.
Oysa bazı şeyler binlerce yıldır yerinden bile oynamadı.

Kıyafetler değişti; kıskançlık hep aynı kaldı.
Araçlar değişti; ihtiras dokusunu hiç bozmadı.
Güç tutkusu eskiden imparatorlukları yakardı… Bugünse şirketleri yakıyor.
Binlerce yıl geçti; ama miras kavgaları hiç bitmedi.
En çok da karnı tok olanlar doymadı.

Hazların sınırı vardı, hâlâ da var.
Moda döndü dolaştı, yine aynı kapıya çıktı.
Kalabalıklar arttı; ama yalnızlık aynı kaldı.
Savaşların bahanesi değişti; acı yine acıydı.
İhtiyaçlar çoğaldı; ama doyumsuzluk yerinden kıpırdamadı.

Zamanın hızlandığını sandık… Oysa hızlanan zaman değil, sabırsızlığımızdı.
Gün yine 24 saat olmaya devam ediyor.

Evet, değişim kaçınılmaz. Değişmeden gelişmeyi düşünmek hayal olur.
Ancak şunu da unutmamak gerekir: Değişim, varlığını değişmeyenlere borçludur.

Zaaflarımız, duygularımız, korkularımız… Çok da değişmiyor aslında.
Ve hâlâ dünyanın seyrini belirliyor.

Bugüne kadar gözümüz hep değişenlere takıldı.
Ben bazen bakılmayana bakmayı seviyorum.
Sürekli değişimi kovalamak yerine, değişmeyenleri fark etmeyi ihmal etmeyelim diyorum.

İşletme kültürü de böyle bir alan mesela…
İçinde değişmeyenlerin taşıyıcı olduğu bir yapı.
İşte saygının yerleşik olduğu bir kültürün değişmesini istemiyorum.
Her ekip üyesinin bir görevi vardır; her görev saygıyı hak eder.

“Ben gün boyu yollardayım, o odasında oturuyor…”
bu tür sözlerin epey dolaştığı iş ortamları vardır.
Bu cümlenin gölgesinde duran duygu aynı aslında: haset.
Ve haset, insanlık tarihi boyunca değişmeyen duygulardan biridir.

Organizasyon duvarlarını süsleyen değerlerden bahsediyoruz ya…
İşte o değerlerin gerçek olması, bütün ekip tarafından yaşatılması, değişmesin istiyorum.
Bilgisayarlarımız, araçlarımız, imkânlarımız değişebilir…
Ama inovasyon isteği değişmesin isterim.

İlkel duygularımız değişsin, evet.
Ama insan kalma niyetimiz değişmesin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir