Biliyorum… Genç yaşta girilen 2-3 saatlik bir sınavın tüm iş hayatına etki etmesi adil görünmüyor. Ancak artık anlamını yitiren diplomaların ardından, yeni bir ölçme aracına ihtiyaç var gibi görünüyor.
Üniversite diploması bir zamanlar emek, bilgi ve yetkinliği temsil ederdi. Eğitimde fırsat eşitliği amacıyla her ile açılan üniversitelerle birlikte nicelik arttı, fakat nitelikte ciddi bir erozyon yaşanıyor. Herkesin uygun koşullarda ve ücretsiz eğitim alma hakkı olduğuna inanıyorum. Ancak mezun olabilmek için dersleri de hakkıyla vermek gerekiyor. Mezun sayısı artarken, gerçekten donanımlı mezunları ayırt etmek zorlaşıyor.
Bilgiye erişimin kolaylaşması çok kıymetli. Ancak herkesin “her şeyi bildiğini” iddia ettiği bir çağda, gerçekten çalışan ve hakkıyla mezun olan bireylerin emeği değersizleşiyor. Bu da kaliteli eğitim almış ve sınavları geçmek için büyük çaba harcamış mezunlar için büyük bir haksızlık.
Birçok üniversitede sınavlar artık yazılı olmak yerine çoktan seçmeli hale geldi. Oysa bir düşünceyi derli toplu şekilde yazıya dökebilmek, başlı başına bir beceri değil miydi?
Üniversiteler arasındaki eğitim içeriği ve düzey farkı giderek açılıyor. Binlerce makine mühendisi, işletme mezunu,öğretmen, doktor… zorlukla karşılaşmadan diplomaya ulaşabiliyor. Bu nedenle insan kaynakları birimleri, donanımlı öğrencileri ayırt edebilmek için ek yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor.
Her ne kadar üniversiteler bilim üretme amacıyla kurulmuş olsa da, günümüzde özellikle şehirlerdeki işletmelerin çoğalmasıyla birlikte, işgücü arzını sağlayan birer nitelikli basamak haline geldiler. Gerçek şu ki üniversiteler, artık bilim insanı yetiştirmekten çok istihdam üretmeye yönelik organizasyonlara dönüşmüş durumda. Üstelik bu işlevlerini dahi kaybetmek üzereler…

İşe alım uzmanları artık diplomayı tek başına yeterli bir kriter olarak görmüyor. Adayların yetkinliklerini ölçmek için birçok test ve mülakat tekniği kullanılıyor. Diplomaların giderek değersizleşmesi sizi de kaygılandırmıyor mu?
Nitelik eksikliği sorununa karşı eğitim uzmanları köklü çözümler üretmeye devam ediyor. Umuyorum ki bu çabalar, diplomaların tekrar kaliteli eğitimin bir göstergesi olmasını sağlayacaktır.
Bu noktada, adaylar arasında daha doğru tercihler yapılabilmesi için pratik bir çözüm önerim var: Lise ve üniversiteye giriş sınavlarında alınan sıralamalar, adayın karakteri ve yetkinlikleri hakkında önemli ipuçları verebilir.
Birçoğumuzun hayatını 2 – 3 saat süren sınavlardaki performansımız belirledi (LGS; 155 dk, YKS; 180 dk). Ayrıca, 100 metre koşucularının da kariyeri sadece 10-15 saniyelik bir sürece bağlı değil mi?
Usain Bolt, 2009 yılında 100 metreyi 9.58 saniyede koşarak dünya rekoru kırdı. Bu olağanüstü başarı sadece genetikle değil, yıllar süren disiplinli antrenman, dengeli beslenme ve mental hazırlıkla mümkün oldu. Bolt, çocuk yaşta atletizme başladı, her antrenmanını büyük bir adanmışlıkla gerçekleştirdi. Patlayıcı güç, reaksiyon süresi ve teknik koşu çalışmalarına odaklanarak yarışlara hazırlandı. Başarısı; doğru yönlendirme, istikrarlı çalışma ve büyük hedeflere inancın somut bir kanıtı olarak görülmektedir.
Evet, biraz uç bir örnek olduğunun farkındayım. Ancak arka plandaki emek ve süreçler oldukça benzer. Bu tür yarışmalara hazırlanırken birçok önemli beceri kazanılıyor:
- Disiplin
- Planlı çalışma alışkanlığı
- Zaman yönetimi
- Sorumluluk alma
- Stres altında karar verebilme
Kimse o sıralamayı tesadüfen elde etmez. Genç yaşta gösterilen çaba ve uzun vadeli hedefler için yapılan fedakârlıklar, iş hayatına da doğrudan yansır.
Bugün artık diploma bir fark yaratmıyor. Peki bu, gerçekten emek veren mezunlara haksızlık değil mi? Hangi okuldan mezun olduğu kadar, o okula hangi sıralamayla girdiği de önemli olabilir mi?
Özgeçmişlerin “Eğitim” başlığı altında LGS ve YKS Türkiye sıralaması bilgisi yer alsa, bu durum adayın genç yaşlardan itibaren dayanıklılık, öz disiplin, sorumluluk ve zaman yönetimi gibi becerilerini koruduğuna dair bir gösterge olmaz mı?
Elbette sınav günü stresi ya da sağlık sorunları nedeniyle iyi bir derece elde edilememiş olabilir. Bu tür istisnalar her zaman olacaktır. Ancak herkesin katıldığı ortak bir yarışmada verilen mücadelenin sonucunda elde edilen başarı neden görünür olmasın?
Siz bir aday olarak, disiplin, sorumluluk, dayanıklılık gibi becerilerinizi iş mülakatlarında anlatabildiniz mi? Sınavlardaki sıralamanız işe alım sürecinde etkili olur muydu?
Sizce, adayları daha iyi tanımamıza yardımcı olacak başka hangi pratik veriler kullanılabilir?
#insankaynakları #kariyer #mezuniyet #yetkinlik #eğitim #diploma #seçmeveyerleştirme #performans #işhayatı