Güneşli bir Eylül sabahında sevinç ve gururla karışık duygularla “Güney Kampüs’e” giriş yapıyordum. Yeşillikler arasında boğazın mavisi karşıladığında mutluluğum bir kademe daha artmıştı. Yeterlilik sınavına girmeyi ve hazırlık okumadan bölüm derslerine başlama düşüncem, kampüsün muhteşemliği ile aklımdan uçuverdi. Hazırlık okumaya (kampüsün tadını çıkarmaya 🙂) o an karar vermiştim. Mezuniyet sonrası her ziyaretimde, “Acaba birkaç ders bıraksaydım da bir yıl daha kalsa mıydım?” dediğim çok oluyor…

Güzel yıllardı… Gençlik başımda duman o yıllarda… Hayaller büyük… Spor yorumcusu olarak tanıdığımız Sayın Deniz Gökçe’den Merkez Bankasının ekonomi koridorlarında gezinmenin keyfini çıkarıyordum… Pamukbank Genel Müdürü Sayın Bülent Şenver ’den finansın püf noktalarını öğreniyordum… Her hocam alanında duayen ve çok kıymetliydi… TEDX olmayan yıllarda neredeyse her derste muhteşem tecrübeler dinliyorduk… Başımdaki gençlik dumanının dağılmaya başladığı şimdilerde, o kıymetli zamanları yeniden yaşama ihtiyacını hissediyorum… İşletme alanında derslerde dinlediklerimi, aradan geçen yıllarda farklı şekilde deneyimleme ve gözlemleme fırsatım oldu. Bu yazıda teori ile pratiğin kısa bir kıyaslamasını yapmak istiyorum…
Vize ve final sınavları 5 saat süren Muhasebe dersine konuk alayım sizi… Şimdiden gözünüz korktu değil mi? 🙂 Amacım ayrıntılara girmek değil… Bilançonun ana mantığı doğrultusunda yalnızca bir konuya odaklanmak istiyorum: Bilanço
Bilanço, bir işletmenin varlıklarını ve o varlıkları elde etmek için yararlandığı kaynakları gösteren bir fotoğraf karesi olarak ifade edilebilir. Bilanço tablosunun sol tarafını varlıklar, sağ tarafını kaynaklar oluşturuyor. Sol tarafta aktifleri, sağ tarafta pasifleri izliyoruz ve bu ikisinin alt toplamı birbirine eşit olmak zorunda… Bu temel bilgileri bir şekilde edinebiliyoruz ama gerçek anlamda anlayabiliyor muyuz? Öğrencilik yıllarımda aklıma takılan iki soru hala tam olarak yanıtını bulamamış gibi: Varlıklarımız nedir? Kaynaklarımız nedir?
Şimdilerde “İnsan ve Kültür” olarak adlandırılan birimlerin birçok işletmedeki karşılığı “İnsan Kaynakları” dır. “İnsan Kıymetleri” olarak algılayan işletmeler de bulunmaktadır. Hepimiz insanız ama kendimizi nereye koyacağımıza bir türlü karar veremedik sanırım. Siz ne düşünüyorsunuz?… Bilanço mantığına göre varlık mıyız, kaynak mıyız? Ağırlıklı olarak maliyet kalemi görüldüğüne şahit oluyoruz değil mi? Az da olsa değerli varlık ve kıymet olarak görenler de var… Bu durumda çalışanların değerini nerede görebileceğiz? Sağda mı solda mı? …. Aktifte mi? Pasifte mi? … Varlıklarda mı? Kaynaklarda mı?…
Bir işletmenin değerini merak ettiğimizde öncelikli olarak finansal raporlarına bakıyoruz. Bilanço tablosundan anlık görüntü alıyoruz. İşletmenin bankalardaki paralarını, arsalarını, binalarını, borçlarını, finansal öz kaynaklarını görebiliyoruz. Ama bu bilançolarda, işletme kültürünü, çalışanların yeteneklerini görebiliyor muyuz? Bir de Gelir-Gider tablosuna önem veriyoruz? İşletme kar ya da zararını bize göstersin istiyoruz. Çalışanlar bu tabloların neresinde geçiyor diye bakıyoruz… “Personel giderleri” olarak izlendiğini görüyoruz…
Basit bir iş modeli örneği ile çalışanların maliyet mi yoksa kaynak mı olduğunu anlamaya çalışalım… Şehrin işlek caddesine “Dönerci” açıyoruz. Ustamız çok maharetli ve kısa zamanda dükkanın önünde kuyruklar oluşuyor… Hikayeyi uzatmayalım… Bilançoya baktığımızda döner ustası nerede? İşletme sahibi parasını ortaya koyarken, usta da hünerlerini ortaya koymuyor mu? İşletme sahibinin işe yatırdığı parası, bilançoda öz kaynak olarak yer alırken; ustanın sürekli olarak sunduğu el lezzetini gelir tablosunda “personel giderleri” olarak görmek tutarlı mı?
Bakmasını bilenler çalışanların katkılarını finansal tablolara bakarak bir düzeye kadar anlayabilirler belki de… Ancak bir işletmenin gerçek durumunu ortaya koyacak, gerçek bilançoyu merak ediyorum… Bir tarafta varlıklar (inovasyon kültürü, çalışan odaklı işletme kültürü, itibar, güven…) diğer tarafta o varlıkları işletmeye kazandıran kaynaklar (ileri görüşlülük, yetkin çalışanlar, saygın tedarikçiler…)
Sizin işletmenizin gerçek bilançosunda hangi kalemler var?