Ütopya; Yunanca “ou” (olmayan) ve “topos” (yer) kelimelerinden türeyen, “olmayan yer” anlamına gelen bir kavramdır. Platon, Devlet (Politeia) adlı eserinde ideal bir toplum modelini tasvir etmiştir. Bu yaklaşımla, hayal edilen ve teoride yanlışlığı görülmeyen ancak uygulama olasılığı imkansıza yakın olan konuları da “ütopya” olarak nitelemeye alışığız.
Ülkemizdeki işletmelerin yaklaşık yüzde 95’inin aileler tarafından yönetildiği tahmin edilmektedir. İşletmelerde yeni nesillerin görev almaya başlamasıyla birlikte sürdürülebilirliğin nasıl sağlanacağı sorusu daha belirgin hale gelmektedir. Aile işletmelerinde karar alıcıların aile üyeleri olması nedeniyle çıkar çatışmaları ve çatışma yönetimi kritik önemdedir.

Yetki ve sorumluluk dengesini sağlamak, aile dışı üyelerde nispeten daha kolaydır. İşe alım ve işten çıkarma süreçlerinde iş kanunlarındaki maddeler ve işletme yönetmelikleri hızlı çözümler sunmaktadır. İşten ayrılan bir çalışan başka bir işletmede hayatına devam ederken, zamanla ayrıldığı işletmeyi ve oradaki yöneticileri unutacaktır. Ancak yetkilerini doğru kullanamayan, sorumluluklarını yerine getiremeyen bir aile üyesini işletmeden uzaklaştırmak bu kadar kolay değildir.
Rakipler, pazar dengeleri, para politikaları gibi birçok etkeni değerlendirip doğru kararlar almaya çalışan yönetimlerin, bir yandan da aile içi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmaları, sistemi işlemez hale getirebilmektedir. Çoğu çalışan işyerinden çıktıktan sonra gündemini ailesiyle doldurabilir ve iş dışı faaliyetlerle ruhunu dinlendirebilirken, aile işletmelerinde akşam yemeklerinde bile gündem işletme olabilmektedir. Bu tür sohbetlerde, aile üyeleri arasındaki gelecek beklentileri ve çıkarların çatışması olduğunda, en hafifinden kırgınlıklar gündemin ana maddesi olabilmektedir.
Aile üyelerinin ve onların çocuklarının işletmede bir gelecek hayali kurmaları son derece doğaldır. Ancak ortada herkesi bağlayıcı kurallar olmadığında, her üye kendi hayalleri doğrultusunda işletmeye yön vermek isteyecektir. Bu durumda yönünü belirleyemeyen işletmelerin rekabet gücü azalacak ve işletme kapanma riskiyle karşı karşıya kalabilecektir.
Ortak bağlayıcı kuralların eksikliği ve aile üyelerinin ortak kararlar alamaması durumunda, işletmeler konkordato ilan etmek zorunda kalabilmektedir. Buna güncel bir örnek olarak, yakın zamanda yaklaşık 56 yıllık bir geçmişe sahip bir meyve suyu markası verilebilir. İşletmenin yönetim kurulu başkanının ölümü sonrasında yönetim, iki kardeşten büyüğüne kalmıştır. Büyük kardeş geleneksel yöntemleri tercih ederken, küçük kardeş işletmenin yeni alanlara yatırım yapmasını ve teknolojik yeniliklere yönelmesini savunmuştur. Anlaşmazlıklar öyle bir hale gelmiştir ki, 56 yıllık işletme konkordato ilan etmek zorunda kalmıştır.
Anayasa, bir devletin temel yapısını, yönetim biçimini, yasama, yürütme ve yargı organlarının görev ve yetkilerini, vatandaşların hak ve özgürlüklerini düzenleyen ve diğer tüm yasalara kaynaklık eden en üstün hukuk normudur. İşletmelerde bu ihtiyacı karşılamak ve üst düzey yönetim üyelerini de kapsayacak benzer bir yaklaşımı benimsemek üzere bir sistem geliştirilmiştir (Ward, 1987).
Kırk yılı aşkın süredir işletme yönetimi alanında bir ihtiyaç olarak dillendirilen bu yaklaşımı benimseme oranı düşük kalmaktadır. Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği tarafından aile şirketlerinin kurumsallık düzeyini ölçmek üzere yapılan ve 2017 yılında sonuçları paylaşılan Aile Şirketleri Öncelikleri Anketi’ne göre, Türkiye’deki aile şirketlerinin yüzde 60’ında aile anayasası bulunmamaktadır. Kalan yüzde 40’ında ise bu anayasaya ne kadar uyulduğu belirsizdir.
Aile anayasasının varlığı tek başına yeterli değildir. Bu anayasaya uyulması ve uyulmadığı durumlarda yaptırımların uygulanması gereklidir. Aksi takdirde, “Aile anayasamız var!” diyerek çevreye “Biz sürdürülebilirliğimize önem veriyoruz!” mesajı verme çabasından öteye gidilemez.
“Kurallar çiğnenmek içindir!” yaklaşımını benimseyen, kuralların açıklarını aramayı bir sanat olarak gören ve “Kurallara herkes uysun, ben hariç!” anlayışında olan bir toplumda, aile anayasası bir ütopya mıdır?
Kaynakça
Ward, J. L. (1987). Keeping the Family Business Healthy: How to Plan for Continuing Growth, Profitability, and Family Leadership. Jossey-Bass.
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Basın Bülteni. (n.d.). Aile Şirketleri Öncelikleri Anketi. https://www.tkyd.org/wp-content/uploads/2022/12/TKYD_Aile_Sirketleri_Anketi_Basin-Bulteni.pdf