Bir müşteri almış maaşını ve elinde bir ihtiyaç listesi ile çıkmış çarşı pazara… Gayet mutlu ve istekli, giriyor bir dükkâna… Bir çikolata ile çocuğunun gülümsemesini dolduruyor sepete… Yumurta alırken hafta sonu yapacağı kahvaltının aile huzurunu… Kuruyemiş alırken de bir dost meclisinde gönüllere hitap eden muhabbeti… 

Çalışan mutluluğunu sağlamanın maalesef sihirli bir yolu henüz bulunamadı. Ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla yöneticilerin etkisi çok fazla. Ben de hemşerim gibi elimde bir fenerle, “insan odaklı yönetici” arayışına çıkmak istemiyorum. 🙂