Bu yazının başlığını özellikle seçtim. Yıllar önce gençlik dizilerinden birinde sıkça dile getirilen “Kurallar çiğnenmek içindir!” anlayışının bugün bizi getirdiği noktayı hepimiz görüyoruz. O dönem kuralların varlık nedenini iyi anlatamamış olmalıyız ki bugün kurallara karşı vurdumduymazlık sınır tanımıyor.

Kontrol elbette kötü değildir. Kaliteyi korumak, riskleri azaltmak, standartları yükseltmek ve süreçlerin doğru işlemesini sağlamak için kontrol mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Kontrol güvene mani değildir. Hatta doğru tasarlanmış kontrol mekanizmaları güveni destekleyebilir. Sorun, kontrolün bir yönetim aracından çıkıp yönetimin kendisi hâline gelmesidir.

Bugün nereye baksanız aynı cümleleri görüyorsunuz: “Size özel çözümler.” “İşletmenize özel yazılım.” “Tam ihtiyaçlarınıza göre.” “Kişiselleştirilmiş deneyim.” Sanki dünya yeniden terzi usulü çalışmaya dönüyor. Ama burada gözden kaçan önemli bir problem var: Terziler geri döndü. Müşteriler ölçü vermeyi unuttu.