Kontrol elbette kötü değildir. Kaliteyi korumak, riskleri azaltmak, standartları yükseltmek ve süreçlerin doğru işlemesini sağlamak için kontrol mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Kontrol güvene mani değildir. Hatta doğru tasarlanmış kontrol mekanizmaları güveni destekleyebilir. Sorun, kontrolün bir yönetim aracından çıkıp yönetimin kendisi hâline gelmesidir.

Eğitim dünyasında çok yaygın bir kabul vardır: Bir şeyi sadece gördüğümüzde sınırlı ölçüde öğreniriz. Görüp işittiğimizde öğrenme artar. Anlattığımızda daha da güçlenir. Ancak en yüksek öğrenme düzeyi, bilgiyi uygulamaya dönüştürdüğümüzde ortaya çıkar.

Çocukluğu doğu kültüründen etkilenen bireyler iş hayatına atıldıklarında iletişim kalıpları da dolaylı ve örtük yapıda oluyor. Bu yaklaşımın; sorun tespitinde ve kök soruna ulaşmada ek bir zaman maliyetine neden olduğunu düşünüyorum. İş hayatından örneklere bakalım: