Kontrol elbette kötü değildir. Kaliteyi korumak, riskleri azaltmak, standartları yükseltmek ve süreçlerin doğru işlemesini sağlamak için kontrol mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Kontrol güvene mani değildir. Hatta doğru tasarlanmış kontrol mekanizmaları güveni destekleyebilir. Sorun, kontrolün bir yönetim aracından çıkıp yönetimin kendisi hâline gelmesidir.
Etiket: iletişim
Eğitim dünyasında çok yaygın bir kabul vardır: Bir şeyi sadece gördüğümüzde sınırlı ölçüde öğreniriz. Görüp işittiğimizde öğrenme artar. Anlattığımızda daha da güçlenir. Ancak en yüksek öğrenme düzeyi, bilgiyi uygulamaya dönüştürdüğümüzde ortaya çıkar.
İnsanlar yaptıkları işin neden önemli olduğunu bilmek isterler. Bir bütünün parçası olduklarını hissetmek isterler. Emeklerinin ortak bir amaca hizmet ettiğini görmek isterler.
Dayanamadım, ruhum daraldı. Derin bir nefes aldım ve haykırdım: “Ne demek ‘umut yok’!”
Günümüz dünyası, entelektüel birikimi güçlü bireylere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ancak bu noktada bir tartışma var: İnsanlar yalnızca tek bir alanda mı derinleşmeli, yoksa her konuda az çok fikir sahibi mi olmalı?
Çocukluğu doğu kültüründen etkilenen bireyler iş hayatına atıldıklarında iletişim kalıpları da dolaylı ve örtük yapıda oluyor. Bu yaklaşımın; sorun tespitinde ve kök soruna ulaşmada ek bir zaman maliyetine neden olduğunu düşünüyorum. İş hayatından örneklere bakalım: