Uyulur mu? Uyulur mu?

Yol kıvrılmaya, ağaçlar yerini boz yamaçlara bırakmaya başladığında dilime bir Neşet Ertaş türküsü dolandı. “Bozkırın Tezenesi” denince, bozkır manzarasıyla kurduğum bağ sanırım bu çağrışımı yaptı. Mırıldanıyordum: “Doyulur mu? Doyulur mu?…”

Derken, yoldaki hız tabelaları ve bu tabelalara aldırmadan hızla geçen araçlar da sanki aynı ritimde ilerliyordu. Tabelada 50 km yazıyordu. Ama herkes 90 – 100 km hızla geçiyordu. Sonra 70 km tabelası geldi; bu kez de araçlar 110 – 120 km civarındaydı. Kimse kurala tam olarak uymuyordu, ceza da kesilmiyordu. Bazen denetimler sıklaşınca cezalar arka arkaya geliyordu; bu defa da itiraz sesleri yükseliyordu: “Bölünmüş yol, tehlike yok, neden yavaşlıyoruz? Böyle giderse yol bitmez!”

Uyulur mu? Uyulur mu? – Dr. Fatih Çatal

Kuralların gerekçesi anlatılmadığında ya da kurallar mantıklı bir zemine oturmadığında, sonuç şaşırtmıyor. Üstelik yıllar önce bir televizyon dizisinden çıkan ve ne yazık ki dilimize yerleşen bir cümle var:  “Kurallar; çiğnenmek içindir.” Bu söz; bir gençlik dizisinde, “özgür ruh” vurgusu yapmak için söylenmişti belki; ama toplum düzenini bozan bir virüse dönüştü.

Bugün birçok insan, kurallara uymadığı için neredeyse gurur duyuyor. Üstüne bir de anlamı doğru anlatılamamış kurallar eklendiğinde, ortaya büyük bir toplumsal hastalık çıkıyor: “Kural tanımazlık sendromu.”

Uygulanabilir, benimsenebilir, gerekçesi açık kurallar belirlemek çok hassas bir iştir. Yönetemeyeceğimiz kuralları koymamalıyız. Bir kural koyduysak, takibini iyi yapmalıyız. Aksi halde, ortada kurallar olur ama uygulama olmaz. O zaman kurallara uyanların da içindeki adalet duygusunu zedeleriz. Çünkü bir noktada herkes aynı cümleyi kurar: “Kimse uymuyor ki, ben mi kurtaracağım…” Cümlenin sonuna isterseniz “dünyayı”, “işyerimi”, “ülkemi” ekleyin, fark etmez. Bu nedenle kural koyarken bir kontrol listesi olmalı ve en azından şu sorular sorulmalı:

  • Bu kural gerekli mi?
  • Kurala uyanı nasıl teşvik edeceğiz?
  • Uymayana ne tür bir yaptırım uygulanacak?
  • Uygulama nasıl denetlenecek?
  • Adil olduğumuzu herkes nasıl anlayacak?

İş hayatında belirlenen hedeflere ulaşmak için genel kurallar olduğu gibi durumsal kurallar da belirlenebiliyor. Özel hedeflerin belirlendiği performans yönetim sistemleri de birçok kurallar barındırıyor. Bugün işletmelerin %90’ından fazlası performans yönetim sistemini etkin şekilde uygulayamıyor. Nedeni net: ölçülememesi, sürdürülememesi ve takibin zayıf kalması.

Başlangıçta hevesle hedefler konuyor, ölçütler belirleniyor, ödüller duyuruluyor. Ama iş değerlendirmeye gelince sistem tıkanıyor. Adil olmayan tek bir karar bile, en sadık çalışanların gönlünü kırabiliyor. “Artık oynamıyorum!” dedikleri noktada, sistem çökmüş oluyor.

Kurallar güçlü araçlardır; doğru kullanıldığında düzen kurar, yanlış kullanıldığında ise yıkar. Yanlış kural, adaletsiz uygulama veya tutarsız takip; markaları, kurumları ve kültürleri çürütür. Bugün “marka mezarlıkları” ziyaret edilse, belki de birçoğu kulağımıza aynı cümleyi fısıldardı: “Yanlış kurallar yüzünden aranızdan ayrıldık…”

Neşet Ertaş’la birlikte yol alırken kendimi müziğe kaptırmıştım: “Uyulur mu? Uyulur mu?…”

Arka koltuktaki kızlarım uyardı: “Babacım, uyulur mu değil, doyulur mu olacak!”

Meğer ben düşünce dünyamdaki yolculukla, radyodaki türküyü birlikte harmanlamışım. 

Varış noktasına ulaştık ama aklımdaki sorunun cevabına hâlâ ulaşamadım. Şimdi sizden yardım istiyorum: Önü sonu iyice hesaplanmadan konulan kurallara… Uyulur mu? Uyulur mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir