Çalışan Değişim Programı

İş dünyasının rekabet üzerine geliştiğini düşünüyoruz. Rekabet artık yeterli değil… İşletmelerin gelişimi rakipleri de dahil olmak üzere birlikte öğrenme ve gelişme üzerine kurulmalı.

İş körlüğü ve miyop bakış açısı işletmelerin içerideki potansiyeli görmekte zorlanmasına yol açıyor. İşimize başka bir pencereden bakmak, hem çalışanlarımızı hem de işletmemizi canlandırabilir.

Ülkemizde uygulamasını görmediğim (görenler bana ulaşsın lütfen) “Çalışan Değişim Programı” fikrinin tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

Çalışan Değişim Programı-Dr. Fatih Çatal

Farklı işletmeler arasında geçici süreliğine çalışan değişimi yaparak aşağıdaki faydaları sağlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum:

  • Çalışanların gelişimini desteklemek,
  • Yeni iş yapış biçimlerini tanıtmak,
  • Kurumlara taze bir bakış kazandırmak,
  • Kurumsal öğrenmeyi ve işbirliğini güçlendirmek.

Bu değişim programı ile hem çalışanların hem de firmaların gelişiminin hızlanacağına inanıyorum.

Program Nasıl Uygulanabilir?

Bu programı uygulamak sanıldığı kadar zor değil. Gönüllü işletmeler bir araya gelir, güvene dayalı bir protokol hazırlanır ve çalışanlar belirli sürelerle geçici görevlendirmelerle diğer firmalarda çalışır. Süre 2 hafta da olabilir, 3 ay da…

Biraz daha ayrıntı vermem gerekirse öncelikle aynı ya da tamamlayıcı sektörlerden gönüllü işletmelerin eşleştirmesi sağlanır. Sonrasında değişimi yapılacak çalışanların görev tanımları, görev süreleri ve değişim süresince sorumlulukları netleştirilir. Bütün bu hususlar tarafların yazılı mutabakatı ile güvence altına alınır.

Değişim programının uygulama safhasında çalışanlara mentorluk ve uyum desteği verilir. Program sonunda çalışanlardan geri bildirim alınır. Çalışanlara da işletmeler tarafından geri bildirim sunulur. Böylece gelecekteki değişim programları için de önemli gelişim notları çıkarılmış olacağından sistemin sürdürülebilirliğine katkı sağlanmış olacaktır.

Neden çalışanlarımızı değiştirelim? Ne faydası var ki?

Programın çok yönlü faydalarının olduğuna inanıyorum. Değişim programına katılan çalışanlar, gönderen ve ev sahibi işletmeler ve sektör açısından faydalarına bakalım:

Çalışan açısından baktığımızda farklı bir iş ortamında kazanacağı deneyim ile birlikte kendisini yeniden değerlendirme fırsatı yakalayacaktır. Bazen küçük denizlerde kendini yenilmez kaptan olarak görenler; büyük okyanuslara açıldıklarında güçsüz yanlarına şahit olabiliyorlar. Böylece gelişim fırsatlarını yaşayarak deneyimlemiş olacaktır.

Bunun yanında kendi işletmesinde farkına varılmayan becerilerinin gittiği işletmede önemli farklar yaratabildiğini gördüğünde özgüveni artabilecektir. Böylece kendisini daha değerli hissedecek ve gelişim için motivasyonu artabilecektir.

Gönderen işletme için baktığımızda farklı bir kültürde çalışanının gelişim notları ile dönmesini sağlamaktadır. Kadim deyimle: “Tebdili mekanda ferahlık vardır.” Çalışan, farklı bir kültürde kazandığı dış göz ile işletmesine döndüğünde yenilikçi fikirlere öncülük edebilir. Gittiği işletmenin daha gelişmiş bir konumda olması sonrası kendi işletmesini yermesi olasılığı yüksek olabilir. Ancak bu durum tespiti dahi işletmenin adım atması için bir fırsat oluşturabilir.

Ev sahibi işletme için baktığımızda “Misafir bereketiyle gelir.” inanışının tezahürü gerçekleşebilir. Dışarıdan taze bir bakış kazanır. Kıyaslama fırsatı ile durumunu anlamaya çalışır. İki işletme arasında bir elçi kazanmış olur. Bu durum ilerde ortak proje geliştirme fırsatlarını doğuracaktır.

Sektör geneli için baktığımızda paylaşım kültürünün gelişimi sağlanacaktır. Dayanışmanın artması ile kalite yükselecektir. Benzer sorunlara her işletmenin ayrı ayrı çözüm üretme çabaları yerine ortak akıl ürünü ve güç birliğine dayalı verimli ve etkili çözümler üretilebilecektir.

Bu programın riskleri yok mu?

Elbette her işte olduğu gibi burada da bazı riskler var.

  • Çalışan, geçici olarak gittiği firmada kalmak isteyebilir.
  • Bilgi güvenliği ve gizlilik korunmazsa sorun doğabilir.
  • Yanlış eşleştirmeler verimsiz deneyimlere yol açabilir.

Bu riskler var diye fikirden vaz mı geçelim? Bir yerde risk varsa orada getiri de vardır. O nedenle getirelere ulaşmak için risklere önlem almak en akıllı yol olacaktır:

  • Yazılı kurallar, etik ilkeler ve gizlilik sözleşmeleri hazırlanmalı.
  • Taraflar arasında açık iletişim kurulmalı.
  • Değerlendirme ve geri bildirim süreçleri titizlikle yürütülmeli.

Geleceğin Normali

Ben bu uygulamanın yakın gelecekte sıradan hale geleceğine inanıyorum. Nasıl ki staj, oryantasyon veya rotasyon sistemleri bugün doğal karşılanıyorsa, çalışan değişim programları da iş dünyasının yeni normali olacaktır. Çünkü artık bilgi saklanarak değil, paylaşılarak değer kazanıyor. Bilgiye kolayca ulaşabiliyoruz. Ancak bilginin farklı ellerde farklı şekiller aldığına hepimiz şahidiz.

Şu an bu fikir çok aykırı gelebilir. Ancak unutmayalım; Berlin duvarı yıkıldı. 1960’larda İsviçre’de kadınların oy verme hakkı yoktu. 2010 yılına gelindiğinde ise kabinede kadın bakanlar çoğunluğu oluşturuyordu. İşletmelerimizin duvarlarını aşalım. Çalışanlarımız birbirimizden öğrensinler. Hep birlikte gelişelim…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir