Dünyanın Ortak Para Birimi

Okuma Süresi: 3 dk

İlk ticaretin, iki kişinin karşılık beklentisi ile yaptıkları ilk değişim anında başlamış olduğunu düşünüyorum. Belki de ilk ticaret; 1 salkım üzüm ile 2 elmanın takas edilmesiydi. Bu takasların hızlanması ile ticaret hacminin genişlemesi; ürünlerin değişiminde zorlukları ortaya çıkarmış olmalı. Çamaşırlarını yıkamak için komşunun külüne talip olan insan; külün karşılığında ne verebilirdi?

Zamanla, alışverişi daha hızlı hale getirecek finansal bir teknolojik gelişmeye imza atıldı ve para keşfedildi. Birçok teknolojik yenilik zaman içinde yeni icatlar ile yok olurken, para günümüze kadar gelmeyi başardı. Altın, gümüş ve alaşım metaller yanında kağıt para kullanımına ek olarak günümüzde “dijital paranın” kullanımı da yaygınlaşmaya başladı.

Para insanların kabul ettiği bir ödeme ve değişim aracı olduğu sürece varlığını sürdürüyor. İhtiyaçları karşılama amacıyla kullanılan bu araç, gelecekte beklenen ihtiyaçlar için biriktirilmeye başlandığında; sermaye ve servet kavramları ortaya çıkıyor. Günümüzde USD, EUR, GBP, YEN, RUBLE başta olmak üzere 160 adedin üzerinde para birimi kullanılıyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS grubunun kendi para birimini geliştirme çalışmaları da devam ediyor.

Para, değişim aracı olması yanında aynı zamanda varlıkların değer göstergesi işlevini görüyor. Ancak paranın da bir varlık olarak değerinin olması birçok kişi için durumu karmaşık hale getiriyor. Değeri 500.000 TL olan ortalama bir binek otomobilin parasal değeri, yüksek enflasyon ortamında; kısa bir süre içinde 800.000 TL düzeyine gelebiliyor. Gelir de bu oranda artmayınca; “satın alma gücü” düşüyor. Ekonomi alanında eğitim almış birçok kişi dahi bu terimleri ve değişimleri anlamada zaman zaman sıkıntı yaşayabilmektedir. Oysa dünya var oldukça değişmeyen bir denklem var ve antik dönemden günümüze kadar birkaç kabile dışında dünyaca kabul edilmektedir: 1 gün = 24 saattir.

Para ile saat arasında nasıl bir ilişki var?

Aylık 12.000 TL gelire sahip bir çalışanın tüketimini ele alalım… Haftalık 45 saat üzerinden ayda 180 saat çalışmaktadır. Bu durumda, saatte 66,50 TL eline geçmektedir. Aylık geliri kısa sürede değişmediği halde satın almak istediği ürünlerin fiyatlarının hızlı bir şekilde değişmesi durumu karmaşık hale getirmektedir. Bu durumda TL yerine saat/dakika birimlerini kullandığımızda, ürünleri satın almak için ne kadar emek harcamamız gerektiğini daha rahat kavrayabiliriz.

Aylık 12.000 TL kazancı olan bir çalışanın; 30.000 TL tutarında hesapladığı bir tatil için 2,5 ay = 10 hafta çalışması gerekirken; aylık geliri sabit kaldığı ve tatil fiyatları 48.000 TL ye çıktığı durumda ek olarak 1,5 ay = 6 hafta daha çalışması gerekmektedir. 1 hafta tatil için 16 hafta çalışmak…

Ürünlerin değeri, kişiden kişiye değişiyor. Bir müşterinin pahalı gördüğü ürün, bir başkası için uygun fiyatlı olarak görülebiliyor. Bu durumda; parayı nasıl kazandığımız satın alma davranışımızda etkili olmaktadır. Burada “emek harcayarak gelir elde eden” herkes için değişmeyen birim “zaman” dır. Yüksek gelir elde edenlerin 1 saat emekle elde ettikleri bir ürünü, alt gelir grubundaki bir çalışan belki 1 hafta veya daha fazla çalışarak elde edebilecektir. İşin özü; bir ürün için ödediğimiz bedel para değil; her geçen dakika azalan ömrümüzdür. Ömür tükenen bir zaman kaynağı ve nereye, ne kadar sarf etmemiz gerektiği çok önemli.

Saat; bir para birimi olarak dünyanın her bölgesinde geçerli ve herkes için eşit; döviz kuru yok… 1 ABD saati de 60 dakika; 1 Mozambik saati de… Ama 1 saatin değeri; bazen bir ömür gibi geliyor; bazen de 1 saniye…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir