İşletmenizin müzik tarzı nedir?

Okuma Süresi: 3 dk.

Dinlediğimiz müzikler giyim tercihlerimiz ve davranışlarımız  hakkında işaretler barındırır. Dinleyicilerin müzikle kurdukları bağ sonucu vücut dilleri ve konuşma tavırları da şekillenebilmektedir. Müzik, kimliğimizin bir unsurudur desek sanırım yanlış olmayacaktır. Bu görüşü destekleyen bir çalışmada;  müzik tercihinde kişilik özellikleri ve müzik türü ilişkisi arasında ilişki olduğu görülmüştür (Erdal, 2009).

Arabesk müzik tarzı; biraz isyan biraz hüzün ve uzun zamandır biriken çığlıkların dışa vurumunu yansıtmaktadır. Hayatı uçlarda yaşamanın, hayal ile hayat tezatlığının bir tezahürünü simgeleyebiliyor. “Senin için ölürüm!” diye başlayan bir arabesk eserin ilerleyen dizelerinde “Ya benimsin ya kara toprağın!” ifadesi çıkabiliyor. Ölmekle öldürmek arasında keskin dönüşlerin olduğu bu tarz müzik için doksanlı yıllarda yasaklanma durumları da gündeme gelmişti. Farid Farjad’ ın kemanı; adeta hıçkırıklar içinde ağlamaktadır. Kitaro, dinleyicilerini doğada gezintiye çıkarır. Bir senfoni orkestrası ise ahenk ve koordinasyonun zerafetini sunar. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Özetle dinleyiciler kendilerini buldukları müzikleri tercih etme eğilimindedirler. Elbette, farklı duygu anlarında farklı müzik tarzlarını dinlemek olağandır. Ancak hemen her dinleyicinin yoğunlaştığı bir müzik tarzı vardır. 

İşletmeler “tüzel kişi” olarak nitelendirilir ve haliyle bir kişiliğe sahiptir. Belki bazı işletmeler henüz kişiliğini bulamamış olabilir ama zamanla kişilik oluşacaktır. Müzikle kişilik ve davranış arasındaki ilişkiyi işletmeler için de düşündüğümüzde işletmenin iklimi ve kültürü hakkında bilgi sahibi olabiliriz. İşletme iklimi, örgütsel değerler, inançlar, normlar, prosedürler ve faaliyetler hakkında oluşan ortak bir algı olarak tanımlanabilmektedir (Silva, 2004). İşletme kültürünü ise işletmeye özgü davranış, tutum, inanç ve alışkanlıkların tümünü kapsayan ve değişimi uzun zaman alan bir kavram olarak ifade edebiliriz.

Çalışanların, işletmelerinin zayıf noktalarını molalarında ana gündem maddesi yaptığı; şikayetlerini peşi sıra sıraladığı bir ortamdan, bu sorunlara aşık olmuşcasına ayrılmak istemiyor ise “Bu işletmenin müzik tarzı arabesktir.” diyebilir miyiz? “Aldığım maaş düşük, üzerimde kaldıramayacağım yükler var ama bu ortamı seviyorum.” diye düşünen “Dertler derya olmuş; ben de bir sandal” şarkısını mırıldanan çalışanların çoğunlukta olduğu bir işletmenin müziği ne olabilir?

Bir işletme düşünelim; sistemli çalışma her alanda kendini gösteriyor. İşler su gibi akıyor, pürüzler asgari seviyede ortaya çıkıyor. Böyle bir işletmenin tınısını senfoni orkestrasından çıkan ahenk olarak görebilir miyiz? 

Stoklarını takip edemeyen ve tedarik zincirini aksatan bir işletmeye yönelik müşteri şikayetleri; Farid Farjad’ ın kemanı gibi yürekleri sızlatıyor mudur? Müzik evrensel ve işletmelerin sorunları benzerdir. İnişli çıkışlı işletme hayatında her müzik tarzına elbette yer olacaktır. Hızlı eylem gerektiren, çevik projelerin sahne aldığı dönemlerde rap, darbuka ritm, bateri tarzı öne çıkabilir. Satış baskısının azaldığı dönemde ud sesinin dinginliği veya ney tınısı ortamı sakinleştirebilir. 

Müzik zevki elbette tartışılmaz. Koordinasyon ve yönetim biliminin vazgeçilmez örneği arasında yer alan “orkestra” sistem yaklaşımını benimsemek isteyen işletmeler için farklı sazlardan çıkan ortak tınının doyurucu etkisi hedef olabilir diye düşünüyorum.  

Erdal, B. (2009). Müzik Tercihi ve Kişilik İlişkisi, C.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, (35,2), 188-196.

Silva, S. (2004). OSCI: An Organizational and Safety Climate Inventory. Safety Science, 42, 205–220

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir