Öğrenmek son derece ciddi bir iştir. Çünkü öğrenme yalnızca bilgi biriktirmek değil, aynı zamanda karakterimizi, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi şekillendiren bir süreçtir. Farkında olsak da olmasak da sürekli öğreniyoruz. O halde öğrenme kaynaklarımızı seçerken daha bilinçli davranmalı; bize değer katan, ufkumuzu genişleten ve insanlığımızı güçlendiren öğrenmelere yönelmeliyiz.

•  Öğrenen organizasyon nedir, neden bu kadar önemli?•  Öğrenmenin önündeki görünmeyen engeller neler?•  Öğrenme engellerini nasıl aşabiliriz?•  Zihinsel modeller bizi nasıl yanıltıyor?•  Neden her kurum öğrenen organizasyon olmalı?•  Bu dönüşüm için nasıl bir kurum kültürü gerekir?•  Nereden başlamalı, ilk adım ne olmalı?

Benim için ise tik işareti, özellikle öğrenen organizasyon hedefine ilerlemek isteyenlerle yaptığım görüşmelerde çok işe yarayan bir metafor. Nitelikli insan kaynağına yatırım ya da sistem kurulumunu önerdiğim hemen her durumda şu cümlelerle karşılaşıyorum:

“Kim bilir daha nice dersler edindik bisiklete binerken, düşerken ve kalkıp yeniden başlarken. O yaşlarda edindiğimiz deneyimlerin sermayesini kullanıyoruz ileri yaşlarımızda… Bisiklet; dengeyi çağrıştırıyor bana, durursam dengemi kaybedeceğimi… Ne zaman hızlanıp ne zaman yavaşlayacağımı hatırlatıyor…”

Bisiklet kullanma becerisi, öğrenilmiş bilginin derinlerde korunduğunu ve sırası gelince kullanıma hazır olarak sunulabileceğini hatırlatır. Yıllardır kullanmadığımız bir yeteneğimizi sunmakta tereddüt ettiğimizde; “Merak etme, bisiklete binmek gibi düşün, bir başlayınca gerisi gelir!” şeklinde örneklere konu olur.