Bu yazımda sizlerle, beni mutlu eden ve gülümseten bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Hikayede çorba var… planlama var… dönüşüm ekonomisi var… sürdürülebilirlik var… kaynak verimliliği de var… Dönüşüm yolculuğuna destek olmaya çalıştığım bir işletmemizde sorun ve hedef analizleri, stratejiler, iş tanımları, görev dağılımları gibi tekniklerle ilerliyorduk. Bu teknikler, işletmenin gelişimi ve […]
Kategori: Yazılarım
Dingin bir şekilde okumalarımı yaparken sokaktan yükselen köpek çığlığı ile dikkatim dağıldı. Camdan izlediğimde kavgada canı yanmış olan köpeğin yardımına koştuğunu gördüm. Bir kısmı da diğer köpeğe karşı öfke doluydu. Bazıları intikam hırsıyla köpeğe fırlatmak için taş arıyordu…
İkarus hikayesi, genellikle ‘kendini bilmek’ ve ‘abartmamak’ gibi dersler vermek amacıyla anlatılmaktadır. Dilimizde ‘yüksekten uçmak’ ifadesi, palavra atmak veya çok abartmak anlamında da kullanılır. Heyecanla bahsettiğimiz bir konu hakkında, “Çok yüksekten uçuyorsun, biraz alçal!” eleştirisini alanlarımız olmuştur.
Proje kültürünün yaygınlaşması için hayatını projelerle zenginleştirmiş değerleri paylaşmaya devam ediyorum.
İşletmelerin “bir çıkış” aradıkları bu dönemde somut bir öneriyle huzurlarınızdayım. Etkisi; test edilmiş ve onaylanmıştır 😉
“Takip etmekte zorlandığımız bu dönüşüm hızında savrulmak da var; rüzgarını yelkenlerimize doldurup hedefe daha hızlı ulaşmak da var. Az zamanda çok iş yapmanın önemini artık daha fazla hissediyoruz…”
Başarılarımızın ve gelişmemizin temelinde “doğru soruyu” sorabilme yeteneğinin olduğuna inanıyorum. Bu yeteneğin gelişebilmesi için de öncelikle doğru ya da yanlış olmasına bakmaksızın soru sorabilme davranışının kazanılması gerekmektedir.
Artık sorun belirlenmiştir. Kütüphanenin ziyaretçisi yoktur. Kitaplar raflarda beklemektedir. Kitaplarla okurların arasındaki mesafe çok açıktır. Bu mesafenin kapatılması, kitaplarla, okurların buluşturulması gerekmektedir.
Rakam hastalığının yaygınlaştığı bir dönemden geçerken; rakamların ötesine odaklanmak istedim. Rakamların, işletmelerdeki hikayesine…
“Kim bilir daha nice dersler edindik bisiklete binerken, düşerken ve kalkıp yeniden başlarken. O yaşlarda edindiğimiz deneyimlerin sermayesini kullanıyoruz ileri yaşlarımızda… Bisiklet; dengeyi çağrıştırıyor bana, durursam dengemi kaybedeceğimi… Ne zaman hızlanıp ne zaman yavaşlayacağımı hatırlatıyor…”