Kültür, bir organizasyona derinden yerleşmektedir. Kültürü oluşturan değerler, inançlar, gelenekler, uygulamalar ve süreçler iç içe geçmiş durumdadır. Bu karmaşık görüntü yanında, alışkanlıklardan vazgeçmenin zorluğu ve değişikliklere gösterilen direnç nedeniyle kültürel dönüşüm hayal edildiği kadar kolay gerçekleşememektedir.
Kategori: Yazılarım
Her canlı bir başka canlıya ihtiyaç duyar. Tüketiciler; girişimcilere, girişimciler; çalışanlara; çalışanlar; işverenlere…Bu karmaşık ilişkilerin sağlıklı devam etmesi için gerekli enerji ise “karşılıklı saygı”dır.
Proje kimliğimin bir parçası olduğundan beri birçok arkadaşımdan duyduğum bir cümledir: “Proje yazmak istiyorum. Bana da gösterir misin?”
Proje kültürünün yaygınlaşması sevindirici bir gelişme. Kaynakların tahsisinde proje mantığının aranması çok önemli. Bu aşamada proje yazarlarına büyük görev düşüyor. Proje yazarlığının doğru anlaşılmasını önemsiyorum. Bu yazımda 7 özelliğe odaklanmakla yetiniyorum.
Öyle insanlar tanıdım ki fikirleri çığır açıcı… Bu insanlar henüz dünyaca ünlü değil ve milyonlarca takipçisi de yok. Aksine, konuştukça görülüyor hazineleri ve defineci olmaya itiyorlar dinleyenlerini…
Biz ne kadar hızlı olmak istesek de dünya var olduğundan beri “aynı” hızda (1670 km/saat) dönmeye devam ediyor. Karacaoğlan da söylemişti aslında: “Dünya dönüyor, sen ne dersen de.”
Sanırım 9 yaşındaydım. Okuldan gelmiş ve hava kararana kadar top oynamıştım. Sokak lambalarının ışığı da topu görmemize yardımcı olmayınca eve gitme vakti gelmişti. Tam ellerimi sabunla köpürterek yıkıyorken elektrik kesildi…
Yüzyıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Birçok kaynaktan bu anlamlı günle ilgili paylaşımlar gerçekleştiriliyor. Cumhuriyetin kuruluşu ile sonlanan süreçte ortaya konulan çalışmaları okurken çok değerli bir projenin içinde buldum kendimi: Kurtuluş Projesi
Arkadaşlarımla nezih mekanlarda belirli aralıklarla toplanarak bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmaktan keyif alıyorum. Bu buluşmaların keyifli olmasında salt bilgi paylaşımı yerine her birimizin konuya kendi penceresinden yaklaşımı çok etkili oluyor. Sizi de sohbetin kısa bir bölümüne konuk almak istiyorum.
“Bakmayın “patron” olduğuma, ağız tadıyla geçirdiğim bir hafta tatilim bile yok!”
“Nasıl yani?” Kendi işinin patronu olacaksın ama ağız tadıyla tatil yapamayacaksın?