Keşke böyle bir yazıyı kaleme alma konusunda ihtiyaç hissetmeseydim. Bu zamana kadar “had” bildirmek  konusunda “haddimi aşmamaya” çok dikkat ettim. Toplumda gözlemlediklerim; bu konuyla ilgili birkaç noktaya dikkat çekmenin faydalı olabileceğini düşündürdü. Bu defa “haddimi”  aşmayı tercih ediyorum…

Bisiklet kullanma becerisi, öğrenilmiş bilginin derinlerde korunduğunu ve sırası gelince kullanıma hazır olarak sunulabileceğini hatırlatır. Yıllardır kullanmadığımız bir yeteneğimizi sunmakta tereddüt ettiğimizde; “Merak etme, bisiklete binmek gibi düşün, bir başlayınca gerisi gelir!” şeklinde örneklere konu olur.

Kültürümüzde zorluklar üst üste geldiğinde “imtihan” olarak yorumlamak genel bir anlayış olarak gözlenmektedir. Böyle durumlarda sergileyeceğimiz davranışlar da kişiliğimizi ve hayatımızın devamını şekillendirmektedir. Son yaşanan deprem felaketi ve ardından yaşanan hayatta kalma çabaları; toplumun büyük bir kısmı tarafından “imtihan” olarak ele alınmış olabilir. Burada asıl soru şu olmalı: Bu, kimin imtihanı?

Mevcut işimde hangi görevleri kendi tarzıma ve kurum hedeflerine uygun değiştirirsem mutlu ve verimli olurum? Nasıl bir iletişim davranışı geliştirirsem işte geçirdiğim zamanın nasıl geçtiğini unutur ve performansımı artırırım? Rutine düşmüş ve artık sıkıcı hale gelmeye başlamış olan işleri neden yapıyorum? Bu işlerin katma değeri ve anlamı nedir? Nelere fayda sağlıyor ve nasıl bir katma değer üretiyorum?