Yol kıvrılmaya, ağaçlar yerini boz yamaçlara bırakmaya başladığında dilime bir Neşet Ertaş türküsü dolandı. “Bozkırın Tezenesi” denince, bozkır manzarasıyla kurduğum bağ sanırım bu çağrışımı yaptı. Mırıldanıyordum: “Doyulur mu? Doyulur mu?…”

Baklavayı kim sevmez? Hele de şerbeti kararında, çıtır yufkalıysa… İlk dilimi yerken mutluluğunuz katlanır. İkinci dilim de keyiflidir. Üçüncü dilimde “eh, fena değil” dersiniz. Ama dördüncüye geldiğinizde o keyif azalmaya başlar. Beşinciyi ise çoğu kişi istemez bile. İşte ekonomide “azalan marjinal fayda” denilen kavram tam da budur: Bir şeyden ne kadar çok tüketirseniz, her yeni birim size daha az haz verir.

İşimizin başına geçtiğimizde “Burası tam bana göre!” demeyi hangimiz istemeyiz? Bilimsel çalışmalar, bu hissi güçlendiren iki anahtar kavrama işaret ediyor: psikolojik sermaye ve iş becerikliliği. Ben de doktora tez çalışmamda otel çalışanlarıyla yürüttüğüm araştırmada bu iki kavramın birlikte yaşam doyumunu nasıl artırdığını ortaya koymuştum.

Mayıs ayıydı. Kampüsün Bebek kapısından çıkıp boğazın keyfini çıkararak yürürken, lüks bir arazi aracının orta refüj üzerinden atlayarak ani bir U dönüşü yaptığına tanık oldum. Trafikteki diğer araçları tehlikeye atmasına rağmen sürücü, bunun kendisi için sorun olmayacağına emindi.

Günümüzde çoğu zaman unvan peşinde koşarken, o unvanın aslında neyi temsil ettiğini, ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını gözden kaçırabiliyoruz. Oysa hangi pozisyonda olursak olalım, hepimiz bize verilen işi “emanet” gibi korumalıyız.

Geçtiğimiz hafta ailemle birlikte Çanakkale Şehitliği’ni ziyaret ettim. Her adımda, toprağa düşmüş bir hayatın hikâyesi vardı. Henüz çocuk yaşta vatan için cepheye koşan, annesinin sıcak yemeğinden, babasının gölgesinden uzak gencecik askerler… O mezar taşlarında sadece bir savaş değil; inanç, sadakat ve iliklere kadar sahiplenilen bir ülke vardı.

Evet, ertelemenin zararlarını hepimiz duymuşuzdur. Ancak her erteleme zararlı değildir; bazı durumlarda “akıllıca erteleme” hayat kurtarıcı olabilir. Yüksek stres altında hızlıca verilmiş kararlar, geri dönülmesi zor hatalara neden olabilir. Böyle anlarda karar vermeyi bilinçli olarak ertelemek, duyguların yatışmasını ve daha sağlıklı değerlendirme yapılmasını sağlar.