Günlerimi al ama dakikamı asla!

Bir gün dedem telefonun yanındaki kolu çevirdi. Karşısına santral binasından bir görevli çıktı. Ona bir numara verdi ve “Bana bağla.” dedi. Sonradan bu santrali de gördüm. İki kutu vardı. İçi kablolarla dolu, bir bulmaca gibiydi. Ben bu kutuları incelerken santralde telefon sesi duyuldu. Görevli ahizeyi kaldırdı.

Gerçek Yatırımcı Kim?

Önceki yazılarımı okuyanlar artık bu tür çıkışlarıma şaşırmıyordur sanırım. Çok fazla bakılmayan yerlere bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Şimdi farklı bir açıdan bakalım.

Kurallar Uymak İçindir!

Bu yazının başlığını özellikle seçtim. Yıllar önce gençlik dizilerinden birinde sıkça dile getirilen “Kurallar çiğnenmek içindir!” anlayışının bugün bizi getirdiği noktayı hepimiz görüyoruz. O dönem kuralların varlık nedenini iyi anlatamamış olmalıyız ki bugün kurallara karşı vurdumduymazlık sınır tanımıyor.

Bu yazıda dönüşümcü liderlikten, karizmatik liderlikten ya da yönetim literatüründeki diğer kavramlardan bahsetmeyeceğim. Sizleri akademik ayrıntılara boğmak gibi bir niyetim de yok.

Bunun yerine hemen hepimizin iş hayatında, hatta bazen özel yaşamında karşılaşabildiği bir yönetici profilini tanıtmak istiyorum.

Öğrenmek son derece ciddi bir iştir. Çünkü öğrenme yalnızca bilgi biriktirmek değil, aynı zamanda karakterimizi, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi şekillendiren bir süreçtir. Farkında olsak da olmasak da sürekli öğreniyoruz. O halde öğrenme kaynaklarımızı seçerken daha bilinçli davranmalı; bize değer katan, ufkumuzu genişleten ve insanlığımızı güçlendiren öğrenmelere yönelmeliyiz.

Teknoloji dediğimizde zihnimizde ilk ne canlanıyor? Büyük ihtimalle yapay zekâ, robotlar, yazılımlar, akıllı telefonlar, belki de uzay teknolojileri… Peki bir restorandaki QR menü? Self servis sipariş ekranı? Fren mesafesini kısaltan yeni nesil lastik bileşiği? Ya da bir montaj çalışanının işi daha kısa sürede yapmasını sağlayan yeni iş akışı? Bunlar teknoloji değil mi?