Tedarikçilerin en değerlisi!

Bana göre bir işletmenin en iyi tedarikçileri çalışanlarıdır. Nasıl yani? Çalışanlar tedarikçi olur mu hiç? Tedarikçi dediğimiz, işletmenin ihtiyaç duyduğu malzemeleri veya hizmetleri dışarıdan sağlayan paydaş değil midir? Çalışanlar ise işletmenin insan kaynağıdır. Bu ikisi birbirinden farklı şeyler değil midir?

Arı Orkidesi ve İletişim

Bu noktada katılımcılara başka bir soru yönelttim: “Eğitim salonuna girdiğinizde ve beni ilk kez gördüğünüzde hakkımda neler düşündünüz?”

Bağlantısallık ve İşletme Kültürü

Bir işletmede değişmesini istediğimiz davranışlar yıllardır tekrarlanıyorsa, yalnızca çalışanlardan değişmelerini beklemek ne kadar gerçekçidir? Hangi davranışları ödüllendiriyoruz? Hangilerine sessiz kalıyoruz? Yeni çalışanlar bizden ne öğreniyor? Bugün eleştirdiğimiz yönetim anlayışının yarınki temsilcilerini, farkında olmadan biz mi yetiştiriyoruz?

Hayatımız seçimlerle doludur. Büyük ya da küçük, her gün onlarca karar veriyoruz. Ancak çoğu zaman, seçmediğimiz alternatiflerin maliyetini gözden kaçırıyoruz. Bu görünmeyen maliyete fırsat maliyeti denir. Fırsat maliyeti, yapılan bir seçimin sonucu olarak vazgeçilen en iyi diğer alternatifin değeridir. Yani, seçtiğimiz her şeyin, seçmediğimiz şeylere göre bir bedeli vardır.

Yönetimlere araba alegorisinden önemli dersler çıkıyor. Şirketlerinin direksiyonunu tuttukları için olması gerekenden daha hızlı ve ters yöne manevra yaptıklarında; arabadaki yolcularının sarsılmasına yol açabilirler. Dahası araç yoldan çıkabilir ve telafisi mümkün olmayan kazalar meydana gelebilir.

Bir müşteri almış maaşını ve elinde bir ihtiyaç listesi ile çıkmış çarşı pazara… Gayet mutlu ve istekli, giriyor bir dükkâna… Bir çikolata ile çocuğunun gülümsemesini dolduruyor sepete… Yumurta alırken hafta sonu yapacağı kahvaltının aile huzurunu… Kuruyemiş alırken de bir dost meclisinde gönüllere hitap eden muhabbeti… 

Çalışan mutluluğunu sağlamanın maalesef sihirli bir yolu henüz bulunamadı. Ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla yöneticilerin etkisi çok fazla. Ben de hemşerim gibi elimde bir fenerle, “insan odaklı yönetici” arayışına çıkmak istemiyorum. 🙂

Bu yazımda sizlerle, beni mutlu eden ve gülümseten bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Hikayede çorba var… planlama var… dönüşüm ekonomisi var… sürdürülebilirlik var… kaynak verimliliği de var… Dönüşüm yolculuğuna destek olmaya çalıştığım bir işletmemizde sorun ve hedef analizleri, stratejiler, iş tanımları, görev dağılımları gibi tekniklerle ilerliyorduk. Bu teknikler, işletmenin gelişimi ve […]

Yönetim algısı kişi ve kurumlara göre çok değişkenlik göstermektedir. Ancak hedefe yönelik sürdürülebilir bir yönetim anlayışı için belirli ilkelerin benimsenmesi gereklidir.